|
- Nasil Gidiyor Hayat?
- Senden Sonra Bayağı Bi Güzelleşti, Sağ Ol
- Yeni Sevgilinle Aran Nasıl?
- Çok Güzel, Gecede Beş Yapıyoruz
- Biliyorum Hala Sevip Arzuluyorsun Beni, Sadece Farkinda
Değilsin. Ya Da Farkında Olmak İstemiyorsun.
- Allah Belanı Versin
- Bu Aksam Bana Gelsene, Yemek Yaparim, Sonra Bir Seyler Içeriz
- Yok. Porno Izlicem
- Sen Varsın Ve Hep Olacaksın!
- Yazık, Bir Malsın Ve Hep Öyle Kalacaksın...
- Dün Gece Rüyamda Seni Gördüm... Eroll Bize Ne Oldu Böyle?
- Bi Dahakine Iyi Örtün De Uyu...
- Dün Seni Rüyamda Gördüm, Bi Mesaj Atayim Dedim...
- Ancak Rüyanda Görürsün Zaten, Öptüm
- Askim, Güle Kosayim Derken, Masum Papatyalari Ezmisim. Beni
Affedebilsen...
- Gül G...ne Girsin!
|
|
|
|
|
TANRI'NIN VE ŞEYTANIN VARLIĞI ÜZERİNE
Bir üniversite profesörü öğrencilerine şu soruyu sorar;
'Var olan her şeyi Tanrı mı yarattı?'
Bir öğrenci ayağa kalkar ve yanıtlar.
'Evet her şeyi Tanrı yarattı!'
Profesör sorusunu yineler ve öğrenci yine 'evet efendim ' diye
> yanıtlar. Profesör devam eder;
>>-'Eğer her şeyi yaratan Tanrı ise, şeytan varolduğuna göre şeytanı da
> Tanrı yaratmış olur ve çalışmalarımızda uyguladığımız
'Kesinleştirme'
> ilkesine göre de Tanrı şeytandır. Öğrenci böyle bir önerme
karşısında
> şaşırır ve yerine oturur. Profesör ise öğrencilerine bir kez daha
> Tanrı'nın içindeki kaderin bir efsane olduğunu kanıtlamaktan ötürü
> oldukça mutludur. Bu arada bir öğrenci,
>>
>>-Bir soru sorabilir miyim profesör? der. Profesör de sorabileceğini
> söyler. Öğrenci ayağa kalkar ve 'Soğuk var mıdır? diye sorar.
Profesör;
>>-'Nasıl bir soru bu böyle, tabi ki vardır' diye yanıtlar. 'Sen hiç
> soğuktan üşümedin mi?'
>>Öğrenci;
>>'Aslında, fizik yasalarına göre soğuk yoktur. Yaşamda/gerçekte biz
> soğuğu sıcaklığın yokluğu olarak düşünürüz. Herkes ya da nesneler o
> enerji oradaysa ya da bir şekilde enerji iletiyorsa onu deneyimler.
> Örneğin, Absolute (Mutlak) 0 (-460 derece F) sıcaklığın kesin
yokluğudur
> (hiç olmadığı seviyedir). Tüm maddelerin bu seviyede reaksiyon verme
> özellikleri bozulur ve değişir. Soğuk yoktur, o yalnızca sıcaklığın
>>duyumsamadığımızıtarif etmek için yarattığımız bir sözcüktür' der ve
> devam eder,
>>-Profesör, karanlık var mıdır?
>>Profesör ;
>>-'Tabi ki vardır'.
>>Öğrenci yanıtlar,
>>-'Korkarım gene yanılıyorsunuz efendim. Çünkü, karanlık da yoktur.
> Yaşamda/gerçekte karanlık ışığın yokluğudur. Biz ışık üzerinde
>>çalışabiliriz ama karanlığı çalışamayız. Gerçekte, biz Newton'un
> prizmasını kullanarak beyaz ışığı kırar ve renklerin çeşitli dalga
> uzunlukları üzerinde çalışabiliriz. Ama karanlığı ölçemeyiz. Bir
basit
> ışık ışını karanlık bir mekanı aydınlatarak karanlığı kırmış olur
yani
> karanlığı geçersiz kılar. Siz belli bir mekanın/uzayın ne kadar
karanlık
> olduğundan nasıl emin olursunuz? Işığın miktarını ölçersiniz! Bu
doğrudur
> değil mi? Karanlık insanlık tarafından, ışığın olmadığı yer/mekan
için
> kullanılan bir sözcüktür.
>>Son olarak öğrenci profesöre yine sorar;
>>-'Efendim şeytan var mıdır?
>>Bu kez profesör pek emin olamamakla birlikte yanıtlar;
>>-'Tabi ki, açıkladığım gibi, biz onu her gün, her yerde görürüz.
> Şeytan/kötülük bir kişinin başka bir kişiye her gün sergilediği
>>insaniyetsizliğin örneğidir. O, dünyadaki işlenmiş tüm suçlarda,
> şiddette yer alır. Bunların tümü şeytanın kendisinden başka bir şey
> değildir.' der. Öğrenci devam eder;
>>-'Şeytan yoktur efendim. Yani, o kendi başına yoktur. Şeytan basit
> olarak Tanrının yokluğudur. O aynen karanlık ve soğukta olduğu gibi
> insanın tanrının yokluğunu tarif etmek üzere yarattığı bir sözcükten
> ibarettir. Tanrı şeytanı yaratmadı. Şeytan/kötülük insanın tanrısal
> sevgiyi yüreğinde duyumsamadığı zaman deneyimlediklerinin bir
sonucudur.
> O aynen sıcaklığın olmadığı yere gelen soğuk ya da ışığın olmadığı
yere
> gelen karanlık gibidir.
>>
>>Genç öğrencinin adı ALBERT EINSTEIN'dır.
|
|
|
|